
|
e-mail;sadisubasi@denizeczaneoptik.com SUNUŞ SAMSUN SAHİPSİZ Mİ? SAHİPSİZ İSE, NEDEN? “Samsun sahipsiz” deyimini 1988’li yıllarda ilk kez kullanan bendim. Samsun’da hiçbir il de olmayacak şeyler oluyor ve bu kentten aksine bir ses çıkmıyordu. Çok iddialı, açıkçası çok da sevimli olmayan bu söylem dahi bu kentte kimseyi rahatsız etmedi. Böyle bir ortamda kurulan SAM-SEV, bugüne kadar Samsun’un uğradığı her haksızlığa bayrak açarak bu kentte olan yanlışlara direndi. Üzülerek söylemek gerekirse, o günden bugüne değişen fazla da bir şey olmadı. Zaman içersinde yerel yöneticiler ve siyaset yapanlar yerlerini yeni isimlere bıraktı, ama gelen gideni aratır misali yine değişen bir şey olmadı. Bu yalnızlık zinciri bir türlü kırılamadı. Bugün bizim dışımızda çok kişi tarafından da bu sevimsiz söylem kullanılıyor ve hiçbir tepki gelmiyor, bu söylemden rahatsız olması gerekenler tınmıyorsa, bu kent gerçekten sahipsiz demektir. Bu kentte istenmeyen bazı olaylar oluyor ve bunlara kimsenin sesi çıkmıyorsa, ne yazık ki bu söylem daha uzun yıllar gündem de kalacak demektir. Şu olaylar hangi kentte oluyor bileniniz var mı? *¬ Eğer bu kente hizmet etsin diye seçtiğimiz bir milletvekili yemin eder etmez, “beni İzmir’in 25. milletvekili olarak kabul ediniz, sorunlarınızın çözümü için gerekli çabayı göstereceğim” şeklinde bir İzmir gazetesine açıklama yapıyor ve buna ne partisinden, ne de yerel yöneticilerden ciddi bir tepki gelmiyorsa, * İşsizler kenti haline gelen Samsun’un önünü açacak TEŞVİK YASASI uygulaması sırasında, bölgemizden sadece Samsun dışlanıyor ve buna sivil toplum kuruluşları dışında bu kentin hiçbir siyasetçisi, yerel yöneticisi tepki göstermiyorsa, * İş, aş diye kıvranan Samsunlulara “fakir gömleği mi giymek istiyorsunuz?”sözleri ile teşviki çok gören ve bu sözleri ile Samsun’u hiç tanımadıkları anlaşılan, Maliye Bakanı ve Başbakan, bu teşvikten en çok yararlanacak sanayici ve işadamları tarafından alkışlanıyorsa, * Sayın Başbakanın meydan konuşması sırasında bir densiz “ ne teşvik, ne de başka bir şey, güler yüzünüz bize yeter” pankartı asabiliyor ve tepki görmüyorsa; * Sivil Toplum Kuruluşlarının çabası ve direnişi ile çalışması mahkeme kararı ile çalışması durdurulan canlı ve doğa düşmanı Mobil Santraller yasalar çiğnenerek yeniden çalışmaya başlayabiliyorsa, * Bu santrallerin “Kamu yararı yoktur” diyen mahkeme kararına, bu santrallerin zararlı olduğunu açıklayan bilimsel raporlara ve TBMM Araştırma Komisyonu Raporuna rağmen, kitabına uydurularak bakan emri ile çalıştırılmaya başladığında bu kentin hiçbir milletvekili, yerel yöneticisi, seçilmiş ve atanmış yöneticisi halkın yanında yer almıyorsa, mahkeme kararı uygulamaya konmuyorsa, * Çarşamba Ovasından başka yer yokmuş gibi üç tane de termik santralin kuruluş hazırlıklarının yapıldığı konuşulurken, bu kent adına görev yapsın diye seçtiklerimiz ve atanmışlardan tek bir ses çıkmıyorsa, * Son on yılda çok önemli bazı bölge müdürlükleri, bir şekilde Samsun’dan bir başka Karadeniz iline kaydırıldığında birkaç sivil toplum kuruluşundan başka hiçbir yerel yöneticiden ses çıkmıyorsa, * Samsun’dan çok sonra gündeme gelen tersaneler açılıp hizmete girerken, yedi yıldır bir türlü gerçekleşmeyen Samsun Tersane hikâyesi hala siyasi çıkar malzemesi olarak kullanılıyorsa, * Samsunlunun haklarını savunmak adına tavır sergileyen sivil toplum kuruluş temsilcilerine, “teşvik gözünüze girsin” veya “aportta bekliyorlar” yakıştırmalarıyla hakaret edilebiliyor ve hiçbir tepki görmüyorlarsa, * Samsun’un sorunlarının tartışıldığı Milletvekillerimiz, Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız, Rektörümüz ile on beş sivil toplum kuruluşunun katıldığı KENT KURULTAYLARI sabote edilirken, konuşması gerekenler susuyorsa, * Bir kentin yaşamı için çok önemli sorumluluk üstlenmiş bazı sivil toplum kuruluşları, Samsun için en hayati konularda dahi sivil toplum kuruluşları ile ortak tavır sergilemekten ince hesaplarla kaçınıyorlarsa, * Sözün özü, sanayi devrimini gerçekleştirmiş Gaziantep’in teşvik dışında bırakılması ile başta Valisi, Milletvekilleri, Belediye Başkanları, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları olmak üzere sivil toplum kuruluşları ile birlikte koydukları ortak tavrı koyamıyor ve birbirimize giriyorsak, * Teşvik yasası TBMM’sinde görüşülürken bizim milletvekillerimiz suskun kalıyor ve Samsun’un uğradığı haksızlığı başka illerin milletvekilleri kürsüye taşıyorsa, * Bunların dışında onlarca olumsuz gelişme olurken, bizi yönetsinler ve temsil etsinler diye seçtiklerimiz veya devlet adına atanan mülki amirlerden ses çıkmıyorsa, BU KENT SAHİPSİZDİR. Sevgili Samsunlum, sizler hep doğrusunu yaptınız ve son otuz yılda hep iktidarlardan yana oy kullandınız. Bu seçimde de % 58 oy oranı ile iktidar partisine çok önemli mesaj verdiniz. Bunun karşılığını almak hakkınız değil miydi? Üzülerek söylemek gerekirse son otuz yılın tüm iktidarları mesajınızı tersten okudular. “Bu kent nasılsa talep eden kent değil, tepki nedir de bilmezler”, o halde onlara bir şey vermesek de oyları nasıl olsa cepte keklik diye düşündüler ve her defasında onlar haklı çıktılar. Bu kentte yaşayanların da bu olumsuzluklara bir tepkisi yoksa, verilen sözlerle avunmaya devam etmekten başka şansları da yok demektir.. Yukarıda bazı örnekler verdiğim olumsuzluklara tepki konmuyorsa SAMSUN SAHİPSİZDİR… İşte size en son örnek; Son sel de perişan olan selzedelere, bir yerel gazetemizin attığı başlıkta ki gibi ancak kefen parası olabilecek 500 YTL.’yi yeterli görürler… Son seçimde %58 oy oranı ile iktidara en çok oy veren dört ilden birisi de olsan, Ordu’ya 2, Rize’ye 2, Trabzon’a 2, Artvin’e 1 bakan veren iktidar, Karadeniz Bölgesinin adı en büyük kenti Samsun’u hiç çekinmeden göz ardı edebilir. Bu onur kırıcı tavıra da kimsenin gıkı çıkmaz. Bu olaylar bir Trabzon’da veya bir başka il de olabilir mi? Olursa o kentte neler olur? Lütfen cevabını siz verin. Anlaşılan iktidara çok oy ve çok milletvekili vermekle siyaseten güçlü olunmuyor. İtirazı olan varsa çıksın ortaya ve yanıldığımızı bize kanıtlasın.. Samsunlu bu birlikteliğe susamış bekliyor. Kent adına yapılması gereken rutin işleri yapmakla kentin hamisi ve sahibi olunmuyor. Kent için ne kadar iyi çalışırsanız çalışın, yeri gelince her türlü ince hesapları bir yana bırakıp kent adına tavır koyamıyorsanız, üzülerek söylemek gerekirse, SAMSUN SAHİPSİZDİR… Bu olumsuzlukları değiştiremezsek gün gelir, söylemlerde kalan “bölgenin lider kenti” olma özelliğini de kaybederiz. 01 Eylül 2007 SADİ SUBAŞI |