Makale Adı : SUNUŞ-MOBİL SANTRALLER KONUSUNDA YANILTILYOR MUYUZ?

Resim

MOBİL SANTRALLERLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR YANILTICI MI? Samsunluların başına dert olarak sarılan “MOBİL SANTRALLER” 2002 de tüm yasal engellere rağmen inşa edildi. Bugün bu santraller üzerinde çok şey söylemeye gerek olmadığına inanıyorum. Ancak hukuk alanında haklı çıkışımızı kısaca hatırlatmakta da fayda görüyorum. Sivil Toplum Kuruluşlarının uzun bir hukuk mücadelesinden sonra Samsun Barosunun açtığı dava sonuçlanmış ve Ankara 10 nolu İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermiş, ilgili firmalar da Danıştay’da temyiz etmişlerdi. Danıştay 10 nolu Dairesi de “kamuoyu yararı olmadığı ve halkın sağlığını olumsuz etkileyeceği “ gerekçeleri ile ilgili firmaların talebini ret ederek mahkemenin iptal kararını onamıştı. Daha sonra santraller çalıştırılamamış ve ancak yaptıkları inanılması güç bir sözleşme doğrultusun da hiç çalışmadan Devlet bütçesinden iki yıla yakın bir süre her ay iki milyon beş yüz bin dolar parayı almışlardır. Danıştay kararı ile hukuki hiçbir dayanağı kalmayan bu santrallere her ay haksız yere ödenen 2,5 milyon dolarların bu fakir milletin cebinden çıkmasının önlenmesi için Çevre Birlikteliği olarak Yargıtay Başsavcılığı, Devlet Denetleme Kurulu ve TBMM ne suç duyurusunda bulunulmuştur. Yargıtay Başsavcılığı başvuruyu önemseyerek soruşturma açmış ve EÜAŞ bürokratlarını sorgulamak için Enerji Bakanlığından istediği izin bakan tarafından verilmemiştir. Samsun’a gelişleri dahi ayıplı olan bu santraller, yargı kararına rağmen 22 Temmuz seçimlerinin hemen ardından elektrik sıkıntısı bahanesi Enerji Bakanın emri doğrultusun da devreye sokmuştur. İnsanı ürküten dumanı tütmeye başlayınca, özellikle o yerleşim bölgesinde ki insanların şikâyetleri ve tepkileri de giderek artmıştır. Şikâyetler başlayınca çevreyi ve halkın sağlığını korumakla yükümlü Orman ve Çevre İl Müdürü alelacele bir açıklama yaparak bu santrallerin zararsız olduğunu duyurmuştur. Şimdi buradan Sayın il Müdürümüze soruyorum; Daha tam kapasite dahi çalışmadığı bir sırada hangi bilimsel verilere dayanarak bu açıklamayı yaptınız? Buna açıklama getirilmelidir. Santral sahipleri adına profesyonel ölçümler yaptığı söylenen şirketin vereceği verilere nasıl inanacağız? Siz ölçüm cihazlarını o bölgede ölçümleri en düşük değerleri alabileceğiniz bir yere koyarsanız, gezerek değişik yerlerde ölçüm yapmazsanız, cihazlar günün teknolojisine uygun değilse açıklayacağınız veriler çok inandırıcı olmayacaktır. Hele, hele bu konuda halkın ve çevrenin sağlığını korumakla görevli olan en yetkili il müdürü, hiçbir ciddi veri alınmadan böyle bir açıklama yapıyorsa, bu yöre halkını yanıltmaktır ve en azından ayıptır. Bu kentte Çevre Mühendisliği bölümünün de olduğu bir üniversite vardır. Çevre Mühendisliği uzmanları kalibrasyonu ( ölçüm ayarları) yapılmış cihazlarla sürekli ölçümler yapmaktadır. Mobil Santrallerin gündeme gelmesinden sonra en son teknoloji ile donanmış cihazların satın alındığını ve ölçümlerin yapılmakta olduğunu biliyorum. Şimdi sizlerle yukarıda söylediklerime destek veren bazı önemli bilgileri paylaşmak istiyorum. İki gün önce şehir dışında bulunan Ondokuzmayıs Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Ferit Bernay ile görüştüm. Sayın Bernay’ın onayı ile Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Osman Nuri Ergun ile görüşerek bazı önemli bilgiler aldım. Sayın Ergun, “en son model cihazlar getirttiklerini ve tüm Samsun’da gece gündüz sürekli ölçümler yaptıklarını, Tekkeköy ve Kutlukent bölgesinde yapılan ölçümlerde bir yıl öncesine göre ciddi artışlar olduğunu söyledi. Ancak, çıkan verilerden emin olmaları için sabırlı olunmasını, bir süre daha veri almaları gerektiğini, zamanı gelince sonuçların Samsun kamuoyuna açıklanacağını” söyledi. Sayın Osman Nuri Ergun’dan aldığım ilk veriler dahi, Çevre ve Orman İl Müdürü ile santral yetkililerini doğrulamıyordu. İşte Temmuz-Ağustos 2006 ile Temmuz-Ağustos 2007 de alınan ilk verilerin bilimsel sonuçları; Temmuz-Ağustos 2006 da SO2 ( kükürt dioksit ); en yüksek 50 mikrogram/metreküp, genelde ise 10mikrogram./metreküp iken, Temmuz-Ağustos 2007 de en düşük SO2 miktarı 70 mikrogram./metreküp olup yer, yer ve zaman, zaman 100 hatta 400 mikrogram./metreküp değerlerine çıkıyormuş. Toz değer ölçümlerinde ise Temmuz-Ağustos 2007 değerleri Temmuz-Ağustos 2006 ‘da ki verilerin 10 katına yükseliyormuş. Önemli boyutta gürültü kirliliği de olduğunu, bunun da ölçümlerinin yapılacağı bilgisini aldım. Eğer bu değerler kesinleşip de resmi olarak açıklanırsa, bu santrallere mahkeme kararına rağmen çalışma izni verenler, yasal dayanağını yitirmiş tesisi yasal hale getirme çabası içersinde olan yerel yöneticiler, halka güvence verme çabası içinde olan Çevre ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri bu işin vebalini nasıl üstleneceklerdir? Devlet, siyaset ve çıkar ilişkilerinin birbirine karıştığı ortamda, bürokratlar Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları yanında yer almaları gerekirken hükümetlerin ve iş çevrelerinin yanında yer alırsa yasalarda çiğnenir, çevre koruması da anlamını yitirir. Samsun’da beş yıldır Samsun Halkı ile alay ediliyor. Ne kadar yanlış yatırım varsa o dayatılıyor. Mobil santraller yetmedi getir termik santralleri, getir unutturulan asbestli gemi söküm tesislerini. Bize ne verimli ova lazım, ne de çevre. Ey! Tekkeköy mitinginde bu santralleri getirenlere lanet okuyup, iktidara gelince bunları kapatacaklarını ilan eden milletvekillerimiz neden susuyorsunuz? Ey! TBMM de araştırma komisyonu kurdurup bu santraller için rapor hazırlayan vekillerimiz neredesiniz? Yoksa bu kentin sahipsiz olduğunu sizde mi kabullendiniz? Yoksa bu kentin iktidar partisine verdiği % 58’lik oy desteğiyle her şeyi kabullenmesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz? Bir açıklayın da hep birlikte ne olup, ne bitiyor öğrenelim.. İyi haftalar..26 Ağustos 2007 SADİ SUBAŞI


Deniz Web 2010